Son Düzenleme : 3 Aralık 2012 - Pazartesi

Ana Sayfa »  » Yunanistan Ekonomisi Neden Çöktü?

Yunanistan Ekonomisi Neden Çöktü?

Eklenme Tarihi : 3 Aralık 2012 - Pazartesi

Yunanistan Ekonomisi Neden Çöktü?

“Bütçe Açıklarının Sosyo-Ekonomik Etkileri” Makalede bütçe açıklarının ekonomi üzerindeki etkileri dört aşamada incelenmektedir. İlkolarak, bütçe açıklarının tasarruf, yatırım, ticaret dengesi, faiz oranları,döviz kurları ve uzun dönem büyüme üzerindeki etkilerine ilişkin standart teoriele alınmaktadır. İkinci olarak, bu etkilerden bazılarının büyüklüğüne ilişkinkaba tahminlere yer verilmektedir. Üçüncü olarak, bütçe açıklarının ekonomikrefahı nasıl etkilediği incelenmektedir. Son olarak; bir ülkede sürekli devameden bütçe açıklarının, ülkenin varlıklarına talebin aniden düşmesi anlamınagelen çöküş (hard landing) ile sonuçlanma olasılığı değerlendirilmektedir.”

Bütçe açıkları genel tanımlamaya göre devletgelirlerinin giderlerinden az olmasıdır. Bütçe açıklarının kapatılması için isedevlet borçlanma yoluna gidecektir. Bu borçlar iç ve dış borçlar olmak üzereikiye ayrılır. Bunun yanı sıra ekonomik durgunluk zamanlarında canlanmanınsağlanması (krizden çıkış) için Keynes mantığına göre bütçe açığı vermekgerekli görülmektedir. Bunu vergileri arttırarak ve/veya harcamalarınıyükselterek sağlayan devlet bu sayede talebi arttırmayı hedefler. Bunun yanı sıra bütçe açıklarının sebepleriTürkiye’de olduğu gibi; kamusal hizmete duyulan ihtiyacın fazla olması, hızlınüfus artışı, tasarruf oranının büyüme hızının finansmanında yetersiz kalması,mali disiplinin olmayışı, kamu kesiminin büyüklüğü, kamu kurumlarının politizeolmalarıdır. [2]

BütçeAçıklarının Kısa Dönemli Etkileri

Bütçe açıklarının birinci etkisi ulusaltasarrufları azaltmasıdır. Gelişmiş ülkelerde ki tasarrufların azlığı bugerçekliğe dayandırılabilir. Gelişmekte olan ülkelerin lokomotifi konumunda kiÇin, Hindistan gibi ülkeler ise yüksek tasarruf oranlarına sahiptirler ve bütçefazlası vermektedirler. Aynı zamanda açıkların sahibi olan devlet de kenditasarruflarından vazgeçmekte ve azaltmaktadır. Bireysel tasarruflarınazalmasının sebebi ise vergilerin azaltılması veya harcamaların arttırılmasıile gelirlerin artmasıdır. Gelirlerdeki artış tüketimi arttıracağı içinharcanabilir gelirden ayırılan tasarruflar azalacaktır. Tasarrufların azalmasınet yatırımı sermaye kısıtlanmasından dolayı azaltacak ve borçlanma ihtiyacıartacaktır. Böyle bir durumda ise faiz oranları yükselecek ve sadece sıcak paragirişleri artmasından dolayı tüketim odaklı bir toplum ortaya çıkacaktır.

Özetlemek gerekirse, bütçe açıkları ulusaltasarrufu azaltmakta, yatırımı düşürmekte, net ihracatı azaltmakta ve sermayegirişine neden olmaktadır. Bu etkilerin ortaya çıkış nedeni faiz oranlarındakiartış ve ulusal paranın değerindeki yükseliştir.[3]

BütçeAçıklarının Uzun Dönemli Etkileri

Tasarrufların azalmasından dolayı düşenyatırımlar daha az üretmeye ve daha fazla tüketmeye neden olacaktır. Böyle birdurumda ise orantısız şekilde dış borçlanma yoluna gidilecek ve dış açıklarkapatılmaya daha doğru bir ifade ile ertelenmeye çalışılacaktır. Dış borçlanmayolları ile yabancı hakimiyeti artacak ve ulusal kazançlar düşecektir. Üretmedentüketmek bir kısır döngü haline geldiği zamanlarda ise tıkanma kaçınılmazolmaktadır. Faiz oranların yükselmesi ile daha pahalıya borçlanan bir ülkekonumuna gelmek dünyada saygınlığın ve güvenin sarsılmasına neden olacaktır. Bugüvensizlikler kredi notlarının düşürülmesi ve en nihayetinde ise GSMH’da düşüşile borçların ödenemez hale gelmesi ile sonuçlanacaktır.

Özetle, ulusal tasarrufu azaltmak suretiyle yayatırımları veya net ihracatı düşüren bütçe açıkları sonuçta, daha düşüksermaye stoku ve ulusal varlıklar üzerinde daha büyük yabancı hakimiyetineneden olmaktadır.

BütçeAçıkları ve Bir Ülkenin Çöküş Hikayesi: Yunanistan

Bütçe açıklarının uzun süre devamettirilmesi veya kamufle edilmesi GSMH yükselmeleri ile mümkün görülmektedir.Çünkü büyüyen bütçe açıkları ile aynı orantıda veya daha hızlı büyüyen bir GSMHborç oranını düşük göstermekte, güven krizine neden olmamakta ve mevcutolumsuzlukları gizlemektedir. Fakat ekonomik durgunluk veya bir global bir krizGSMH büyük oranda düşüşlere neden olursa borcun oransal büyüklüğü yükselecek vegüven krizi görülecektir. 15 Eylül 2008’de 150 yıllık dev finans kuruşu LehmanBrothers’ın iflası ile başladığı kabul edilen son ekonomik kriz Yunanistanüzerinde böyle bir etkiye neden oldu.

Yukarıdaki tablolardan da görüleceği üzereuzun yıllar süren bütçe açıkları tasarrufları azaltmış ve ticaret dengesiniolumsuz etkilemiştir. Yıllar boyunca ülkenin ithalatı artmış ve ihracatıazalmıştır. Bu diğer bir ifade ile ülke üretmeden tüketmeye başlamıştır.Gazetelerde çıkan Yunanistan’ı lüks merakı iflasa sürükledi haberleri bugerçeğe işaret etmektedir.[4] Yıllaritibariyle yüksek büyüme oranları yakalansa dahi bunun sanal bir büyüme olduğu2008’de başlayan krizde açık bir şekilde görülmektedir. Yatırımların düşmesineneden bütçe açıkları artarak devam etmiştir ve buna siyasi tercihlerde etkileninceçöküş kaçınılmaz olmuştur.

Krizin etkileri Yunanistan’ın iki önemlisektörü olan turizm ve gemicikte daha fazla hissedilmiştir. [5]Bununyanı sıra AB başlayan büyüme ivmesi tarımın ve sanayinin payını azaltırkenhizmet sektörünün payını arttırmıştır. Sanayinindiğer AB üyesi ülkelerine oranla ekonomideki payı daha sınırlıdır. Bu pay son 5yıl içinde % 13’ler seviyesinde seyretmeye devam etmektedir. 2006 yılındasanayinin (enerji dahil-inşaat hariç) GSMH içindeki payı AB Resmiİstatistiklerine göre % 13.7 olmuştur. Aynı oran 2007 yılında % 13.3;2008’de ise % 13.6 şeklinde gerçekleşmiştir. Hizmetler sektörününGSYİH’ye katkısı çoğu gelişmiş ülkede olduğu gibi önemli yer tutmaktadır.Turizmin milli gelirde önemli bir payı bulunmakta ve sektör ülkenin ödemelerdengesi için hayati önem taşımaktadır. GSYİH içindeki pay 2002 – 2008arasındaki son 6 yılda 80’ler seviyesinde seyretmektedir. Hizmetlersektörünün payı 2008’de 0.2 puanlık bir artışla % 83.1 olarak gerçekleşmiştir. GSYİH bileşenleri içinde tarımın payının düşmeyedevam ettiği görülmektedir. Son 5 yılda tarımın payında 2 puana yakın birazalış mevcuttur. Tarım sektörünün GSYİH içindeki payı 2008’de yaklaşık 0.4puanlık bir gerileme ile % 3.3’e düşmüştür. Buna karşılık sanayinin payında2008’de % 13.6’ya doğru hafif bir artış olduğu görülmüştür.[6]

Yunanistan’ın istatistikiverilerle oynadığının anlaşılmasından sonra sırasıyla “Fitch” ve“Standard & Poor’s” (S&P), sırasıyla 8 ve 16 Aralık 2009 tarihlerindeYunanistan’ın kredi notunu “A-”den “BBB+”ya düşürmüştür. “Fitch” ve“S&P”nin sözkonusu kararlarını “Moody’s” de izlemiş, “A1”de tuttuğu kredinotunu 23 Aralık 2009 tarihinde “A2”ye indirmiştir.[7] Bununizleyen süreçte Yunanistan ekonomisini kurtarmak için AB fonlarından ve IMF’denyardım istenmiştir. Alınan yardımların sonucunda vaat edilen ekonomik reformlardevletin küçülmesi ile sonuçlanacak tasarruf önlemleridir. Böyle bir durumdaise yetersiz kabul edilen tedbir paketleri aynı zamanda toplumsal tabanda dahoşnutsuzluklara neden olmaktadır.

Yunanistan hükümetinin aldığı kararlarsonucunda borç alan emir alır sözünün gerçekleştiği ve bu emirlere uygunhareket edildiği görülmektedir. Bunun yanı sıra kemer sıkma tedbirleri halknezlinde tepki toplamış ve sosyal olaylara neden olmuştur.[8]

Özetlemek gerekirse: Diğer tüm durumlar sabitkendevletler uzun vadede bütçe açıklarını finanse edebilirler. Fakat ekonomikbunalımlar gibi olağan üstü durumlar GSMH’yı düşüreceği için buolanaksızlaşmaktadır. Bütçe açıkları ekonomi de tasarrufların azalması,yatırımların düşmesi, üretmeden tüketmenin yaygınlaşması, ihrtacatın azalmasıve ithalatın artmasına neden olmaktadır. Sosyal etkiler ise toplumun tüketicikonuma geçmesi, rahat yaşama alışması, devlete ekonomik bağlılığın artması veen nihayetinde ise sosyal olaylara neden olabilmesidir. Tüm bu etkileringörüldüğü Yunanistan’da aynı zamanda son nokta olan ekonomik çöküş degerçekleşmiştir. Tüm bunlardan ülkemiz için ders alınması gereken benzerliklerdiğer bir yazının konusu olacaktır.

HakanUZUN

Yorum Yap
Adınız Soyadınız:
Mesajınız:

En Çok Okunanlar

  • Periyodik Cetvel
    Merhaba arkadaşlar bugünkü konumuz periyodik tablo.Peridoik tablo Dmitri Mendeleev tarafından 1867 yılında hazırlanmıştır. Günümüzde kullandığımız tablo, yeni elementlerin de yerleştirilebilmesine olanak tanıyan Mendeleev’in periyodik tablosudur. Periyodik...
  • LAİKLİK İlkesi ve Tanıtımı
    “Kişi, toplum ve devlet yaşamına egemen olan kuralların tümünün akla ve bilimsel gerçeklere dayalı olması, bireylerin hiçbir baskı altında olmadan dinsel inanç ve ibadetlerinin gereğini yerine getirebilmesidir.” Laiklik ilkesinin esasları Laikliğin...
  • As Iowans prepared for recent floods o north face outlet store f raging river waters, I imagined Mo
    cheap new balance 574 Winter is fast approachingThe longer one looks good, the longer one will last as a model.[/p It’s not even about trying to get something for free.If you happen to still have the purchase receipt, include a photo of that as well as offer to include...
  • Atatürk’ün Kişilik Özellikleri!
    Atatürkün kişilik özellikleri tek bir flash halinde paylaşıma sunulmuştur. İyi Seyirler.. ataturkun kisilik ozellikleri from murat onal

Son Eklenen Yazılar

Rektörden Ağlayarak Yurt İstedi
reklam 300x250

En Çok Yorumlananlar